0

*Hücre zarı, oldukça karmaşık ve devingen yapısıyla, hücre
* canlılığının çok önemli bir bileşenidir. Hücre canlılığının ve özgün hücre işlevlerinin sürekliliğini mümkün kılan çok önemli bazı fonksiyonları yerine getirir ki, bunları kabaca şöyle sıralamak mümkündür:Hücre içi ortamın özgün bileşimini hücre dışı ortamdan ayırmak
*Hücre içi ile hücre dışı ortamlar arasında seçici bir şekilde madde alışverişini sağlayarak hücrenin atıklarını hücre dışı ortama vermek, hücre dışından hücreye gerekli maddeleri almak ve hücre içi ortamın özgün yapısını korumaya yardımcı olmak
*Komşu hücrelerle iletişimi ve madde alışverişini sağlamak
Seçici geçirgenlik, hücre zarının bazı maddeleri hücre alıp bazılarını almamasıdır. Hücre zarı oldukca karmaşık ve devingen yapısıyla, hücre canlılığının ve özgün hücre işlevlerinin sürekliliğini mümkün kılan çok önemli bazı fonksiyonları yerine getirir ki,bunları şöyle sıralayabiliriz:
-Hücre içi ortamın özgün bileşimini hücre dışı ortamdan ayırmak -Hücre içi ile dışı ortamlar arsında alış verişi sağlamak -Komşu hücrelerle iletişimi sağlamak
Hücre
zarı,mikroskobik incelemede iki koyu renkli tabaka arasında açık renkli bir tabakadan oluşuyor gibi gözükse de, aslında iki tabakadan oluşan bir organdır.Her iki tabakada fosfolipit molekülleri içine gömülmüş çeşitli proteinlerden oluşur. Fosfolipit moleküllerinin uzun zincirli yağ asitlerinden oluşmuş kısımları suda çözünmez ancak yağda çözünürler.
Yan yana duran iki hücrenin
stoplazma zarları arası 150-200angstrom genişliğindedir. 

Hücre Zarının Özellikleri
-Hücreyi dış ortamadan ayırır. -Hücreye şekil verir. -Madde giriş çıkışını düzenler. -Protein,yağ ve karbonhidratlardan oluşmuştur. -Hücreye alınacak hormon v.b. tanır. -Hücrenin beslenmesine yardımcı olur. -Metabolizma atıklarının dışarı atılmasını sağlar.
Hücre zarının görevleri
*1- Hücreyi dış etkenlerden korumak .
*2- Hücreye şekil vermek .
*3- Madde alış verişini kontrol etmektir
Akıcı-mozaik zar modeline göre hücre zarı, iki sıra yağ tabakasıyla bu tabakalarda yüzen farklı büyüklük ve yapıdaki proteinlerden oluşur. Hücre zarı karbonhidrat,protein ve yağlardan oluşur.
Hücre zarından geçebilen maddeler: Küçük moleküller ( glikoz, aminoasit, su, madensel tuzlar), yağda eriyen A, D, E, K vitaminleri, nötr moleküller (oksijen ve karbondioksit )’tir.
Hücre Çeperi: Bitkisel hücrelerde hücre zarının dışında bulunur. Selüloz adı verilen ölü bir maddeden yapılmıştır. Hücre duvarının selülozdan yapılmış olması, hücrenin madde alış verişini engellemez. Çünkü hücre duvarında da
porlar vardır. Hücre çeperi cansız, kalın dayanıklı, esnek olmayan, tam geçirgen ve selüloz yapıdadır.
Not;Bitki hücrelerinde hücre zarının dışında selülozdan oluşmuş bir de çeper vardır.Buna hücre duvarı ya da hücre çeperi denir.
*Hücre zarı, mikroskopik
* incelemede iki koyu renkli tabaka arasında açık renk bir tabakadan oluşuyor gibi gözükse de, aslında iki tabakadan oluşan bir hücre organıdır (organel = organcık). Her iki tabaka da fosfolipit molekülleri
* içine gömülmüş çeşitli proteinlerden
* oluşur. Fosfolipit moleküllerinin uzun zincirli yağ  oluşmuş kısımları suyla geçimsiz (suda çözünmez) ama yağda çözünür olduğu için, her iki tabakada bu kısımların hakim olduğu taraflar birbirlerine bakar ve hücre içi ile dışının sulu ortamıyla direkt olarak karşılaşmazlar. Görece simetrik olan bu iki tabaka, mikroskopideki açık renkli orta tabaka görünümünden sorumludur. Fosfolipidlerin suyla geçimli (suda çözünen) kısımları ise hücre zarının dış ve iç katmanlarında, sırasıyla hücre dışı ve içinin sulu ortamları ile temas halindedir. Çeşitli fonksiyonlara sahip hücre zarı proteinleri zar tabakalarının bu kısımlarında daha yoğun olarak bulunur ve mikroskopideki 2 koyu dış tabaka görünümünden bu iki kısım sorumludur. 
*Yan yana duran iki hücrenin sitoplazma
* zarları arasında 150-200 A° (angstrom
*) genişliğinde hücrelerarası bir alan vardır. Bu alan, hücreleri birbirine yapıştıran bir madde ile doludur. Hücre zarı girintili çıkıntılıdır. Bu yapı hücreler arasında adezyonu
* ve aynı zamanda hücreler arasındaki dokunma yüzeyini artırır.
Hücre zarı, hücre içeriğini ayarlamada çok önemlidir. Hücre zarı bazı maddelerin geçişini engellerken bazılarının geçmesini kolaylaştırır. Bu özellik zarın yapısına ve zardaki deliklerin (
por) büyüklüğüne bağlıdır. Bir hücre zarından zardan her türlü madde geçebiliyorsa bunlara geçirgen, hiçbir maddeyi geçirmiyorsageçirgen olmayan ya da geçirimsiz, bazılarını geçiriyor ve bazılarını geçirmiyorsa da seçici geçirgen hücre zarı denir.

MOLEKÜLLERİN HÜCRE ZARINDAN GEÇİŞİ
* 1-Büyük moleküller (Nişasta,glikojen,protein) hücre zarından geçemez.Küçük moleküller (O2 ,CO, H2O,glikoz,aminoasit ) kolay geçer.2-Yağda çözünen bileşikler, (A,D,E,K vitaminleri) kolay geçer.3-Yağ çözücü maddeler (Alkol, aseton, eter, kloroform v.b.) hücre zarında bozulmalara neden olduğundan kolayca geçer.4-Yüksüz (nötr) moleküller, iyonlara göre hücre zarından daha kolay geçebilirler. (-) yüklü iyonlar ise , (+) yüklülere göre yine daha kolay geçerler.5-Hayvansal hücrelerin çoğunun yüzeyi negatif yüklü bileşikler taşır. Hücre ile dış ortam arasındaki elektrik farkı bazı maddelerin içeriye ve dışarıya pompalanmasını kolaylaştırır. Hücre zarı esnek ve yarı geçirgendir. Mad de alışverişini sağlar.Hücre için gerekli maddeleri içine alır. 
*DİFÜZYON Maddenin çok yoğun ortamdan, az yoğun ortama geçişidir.Örneğin bir bardak suya atılan şekerin eriyerek suyu tatlandırması.


*OSMOZ Seçici geçirgen bir zarın varlığında  su moleküllerinin çok olduğu ortamdan, su moleküllerinin az olduğu ortama suyun geçişine denir.
Hücre Zarının Yapısı Nasıldır?
*Hücre zarı yaklaşık %60 protein %35 yağ ve %5 oranında da karbonhidrat içerir.
Bu moleküllerin nasıl bir düzende yerleştiğini en iyi açıklayan görüş “akıcı
mozayik zar modeli” dir. Daha eski görüş olan Danielli Davson modeli cansız bir zar özelliği taşımakta olup aktif taşımayı izah edememektedir. Akıcı mozayik modeline göre zarın esas çatısını çift katlı yağ (lipid) tabakası oluşturur. Büyüklü küçüklü protein molekülleri yağ tabakasına düzensiz olarak gömülmüştür (mozayik görünümü). Karbonhidratlar proteinlerin bazılarına bağlanarak Glikoproteinleri yağ moleküllerinin bazılarına bağlanarak da Glikolipidleri oluştururlar. Bu moleküller zarın seçici geçirgenliğinde çok önemli rol oynarlar. Hücrelerin birbirini tanıması hormonlar gibi özel maddelerin hücrelere alınması bunlarla sağlanır.

Bu nedenle bir canlının farklı dokularındaki zar yapıları farklı olabilir. Bu modelin en önemli özelliği yağ tabakasının devamlı hareket halinde ve akıcı olmasıdır.
Hücre zarının seçici geçirgenliğini sağlayan
esafe yapı por (delik) denilen açıklıklardır. Zardan girip çıkacak moleküllerin büyüklüğü porlar tarafından belirlenir. Bütün hücrelerde porlann büyüklüğü genellikle aynıdır. Ancak her hücredeki por sayısı farklı olabilir.



Yorum Gönder

 
Top