Dinkulturum.com - Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni'nin Sitesi Dinkulturum.com - Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni'nin Sitesi
 
*
Merhaba, Ziyaretçi.
Materyalleri indirmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 06, 2008, 01:04:46 am


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ümidini kaybeden her şeyini kaybeder  (Okunma Sayısı 492 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
DinKulturum.com
ESED
Administrator
*****

Karma: 5
Mesaj Sayısı: 589



« : Mayıs 25, 2008, 04:49:19 pm »



Ümidini kaybeden her şeyini kaybeder

Hayat yolumuz hep düzlükte devam etmemektedir. Bazen önümüze yokuşlar çıkar, bazen de inişler.. Mühim olan düzlükte şımarmamak, yokuş ve inişlerde de ümitsizliğe düşmemek.
AHMED ŞAHİN- ZAMAN


Bunların hayat yolculuğunun imtihanları olduğunun farkında olmak.Nitekim Rabbimiz Ankebut Suresi'nin ilk ayetlerinde şöyle ikazda bulunmaktadır:

-İnsanlar iman ettik demekle bırakılacaklar da imtihana çekilmeyecekler mi sanıyorlar?

Çekileceğimiz bu imtihanları kazanmanın ilk şartı, sıkıntı ve zorluklar karşısında ümidini kaybetmemektir. Çünkü ümidinizi kaybederseniz her şeyinizi kaybedersiniz. Ama ümidinizi korursanız kaybettiklerinizi yine kazanabilirsiniz.

Ümidin bu hayati özelliğinden dolayıdır ki, şeytanın yıkmaya yöneldiği ilk hedefi, imanlı insanın ümit kalesidir. Ümit kalesini yıktıran adamın sığınacağı başka bir kalesi yoktur.

Ümidin basite alınamaz bu hayati özelliğini irşat alimleri şu çarpıcı olayla dikkatimize verirler:

Bir adam yolda ağlayarak gidiyordu. Karşıdan gelen bir maneviyat büyüğü ağlayan adama sordu:

-Neden ağlıyorsun evlat,bir felakete mi uğradın yoksa?

-Sorma dedi ağlayan adam, mahvoldum, dükkânım yandı, bu yetmiyormuş gibi kasadaki paralarım da yandı; bütün servetim gitti, geriye sadece borç senetlerim kaldı.

Maneviyat büyüğü ağlayan adamın başını şefkatle okşadı, sonra da dedi ki:

- Bunlar ağlanacak kayıplar değildir evlat. Ben de ümidini kaybettin de onun için ağlıyorsun sandım.!Şunu unutma ki, ümidini kaybeden adam her şeyini kaybeder. Ama ümidini kaybetmeyen adam yeniden teşebbüse geçer, kaybettiklerini zaman içinde yine kazanabilir. Sen ümidini kaybetme evlat ümidini!..

Evet, bütün mesele ümidini kaybetmemekte. Peygamberimiz de (sas) konuşmalarıyla ümitsizlik telkin eden adamı ikaz ederek şöyle uyarıda bulunmuştur:

-"Kim, 'Artık iyi insan kalmadı, herkes bozuldu..' diyerek ümitsizlik telkin ederse bilsin ki, bozulan o insanın kendisidir,herkes değil."

Neden böyle?

Çünkü kıyamete kadar insanların içinde hem iyisi bulunacak hem de kötüsü. Burada mühim olan, bizim bunların neresinde yer aldığımız, hangi tarafın içinde bulunduğumuzdur. Biz iyilerin içinde bulunuyorsak kötülerin bize zararı olamaz, kötülerin içinde yer almışsak iyiler bizi kurtaramaz. Unutulmaması gereken gerçek bizim nerede yer aldığımız, kimlerin desteğinde bulunduğumuzdur.

İşte bu gerçeği unutturmaya çalışan şeytan, hep bozulanları dikkate vererek ümitsizlik telkin etmeye yeltenir. Teşebbüs gücünü yok etmeye çalışır. Şeytanın bu tuzağına düşmemek için Bostanü'l Vaizin'de şu çarpıcı misal verilmektedir:

Bağdat'ta büyük bir şevk içinde hizmetlerini sürdüren Cüneyd-i Bağdadi bir gece rüyasında gördüğü bir adamdan ümit kırıcı telkinler dinler. İyi bir insan görüntüsündeki adam diyor ki:

-Ey Cüneyd! Boşuna uğraşıyorsun sen. İnsanlar artık yolunu değiştirdi, seni dinleyecek kimse kalmadı Bağdat'ta. Koskoca şehirde sadece üç kişiden başka adam kalmadı. Onlar da şu anda Şiraz Mescidinde ibadetteler. Bu söylediklerime inanmazsan git, Şiraz Mescidinde ibadet eden üç kişiyi gözlerinle gör!.

Heyecanla uyanan Cüneyd-i Bağdadi, abdest alıp doğruca Şiraz mescidine gider. Bakar ki, gerçekten de mescitte üç kişi kendinden geçmişçesine ibadetteler. İçinden bir ümitsizlik fırtınası kopar. Demek ki koskoca Bağdat'ta gerçekten de adam kalmamış bu üç kişiden başka diye ümitsizleşirken namazdakilerden biri hemen selam verip kulağına eğilerek şunları fısıldar:

- Dikkat et , der. Şeytan sana ümitsizlik telkin etmek istiyor. Bağdat Allah dostlarıyla doludur! Allah dilerse görünmezlerden kapılar açar, bilinmezlerden sebepler halk eder. Yeter ki sen ümidini yitirme, teşebbüs gücünü kaybetme, hizmetine aşkla, şevkle devam et. Vazifeni yap, vazife-i ilahiye karışma. Gerisi Allah'ın (cc) takdirine kalmıştır. O takdirde yanlışlık, eksiklik olmaz.
Logged

// Bekçileri kim bekleyecek? "Juvenal"
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Istatistikler
Üye: 3836
Mesaj: 638
Konu: 580

Son üyemiz ahmetgndoan, DinKulturum.com'a Hoşgeldin!
[Daha fazla istatistik]
© DinKulturum.com 2008 Bir Yapımıdır ve Tüm Hakları Saklıdır!
Din Kültürüm en iyi 1024x768 - 1280x1024 ekran çözünürlügünde görüntülenir.
urllist | xml | xml | xml | rss | imode | wap2 | wap | ror | ror | sitemap | sitemap | arşiv | iletişim
Din Kültürüm tamamen ücretsiz materyaller sunmaktadır, ancak materyaller her ne kadar anti virüs programlarınca taratılmış olsa da
bilgisayarınızda oluşabilecek hatalardan DinKulturum.com sorumlu tutulamaz. Tüm soru, sorun ve şikayetlerinizde bize iletişim bölümünden
ulaşabilirsiniz. Din Kültürüm Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersine Ait ; ünite plan tutanak form yıllık plan günlük plan yazılı soruları ayet
hadis hazırlık çalışmaları çalışma kağıtları kavram haritaları ders notları kavramlar kitaplar hikayeler resimler dualar şiirler haritalar
çizim grafikler sunular oyun eğlence afiş ses kurumlar gezi mekanları filmler yazılı ve test soruları zümre tutanakları dilekçe form gibi
bir din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenin sitesi sloganına mazhar tüm materyalleri ve tüm etkinlikleri kapsamaktadır.

Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

Bu Sayfa 0.091 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu