Dinkulturum.com - Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni'nin Sitesi Dinkulturum.com - Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni'nin Sitesi
 
*
Merhaba, Ziyaretçi.
Materyalleri indirmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 05, 2008, 12:43:33 pm


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1] 2 3 ... 10
 1 
 : Eylül 05, 2008, 11:36:48 am 
Başlatan DinKulturum.com - Son mesaj Gönderen: DinKulturum.com
7. Sınıf Ramazan Ünitesi - Sunum

Gizli içerik
Kayıt Ol veya Giriş Yap
indir

 2 
 : Eylül 05, 2008, 11:18:50 am 
Başlatan DinKulturum.com - Son mesaj Gönderen: DinKulturum.com
İlköğretim Öğrencilerine Uygun Karışık Dini Hikayeler

indirmek için eklentiye tıklayınız...

 3 
 : Eylül 05, 2008, 11:17:17 am 
Başlatan DinKulturum.com - Son mesaj Gönderen: DinKulturum.com
7 KUTSAL GERÇEK

- Kaç yıldır benim yanımdasın?
- 20 yıldır efendim
- Bu zaman süresince benden ne öğrendin?
- Hiçbir şeyle değişmeyeceğim yedi gerçek öğrendim.
- Ömrüm seninle geçtiği halde topu topu 7 gerçek mi öğrendin?
- Evet
- Söyle bakalım öyleyse neler öğrendin?
- Baktım ki herkes bir şeyi dost ediniyor, ona gönül verip bağlanıyor. Ancak bunlardan hemen hepsi insanı yarı yolda bırakıyor. Ben ise, beni hiç bırakmayacak, ölümden sonra bile benimle gelecek şeyleri aradım. Ve dost olarak iyilikleri seçtim kendime. Ki onlar sonsuz bir yükselme yolculuğuna çıkmış insanoğlunun hiç tükenmeyecek azığı ve en gerçek dostlarıdır.
- Çok güzel, ikincisi ne bakalım?
- Baktım ki, insanların bir çoğu geçici dünya değerlerine dört elle sarılmış onları koruyor, kasalarda saklıyor, kaybolmaması için her çareye başvuruyor. Kimi zenginliğine, kimi güzelliğine, kimi ününe tutunmuş sımsıkı, onları elden çıkarmamak için çırpınıp duruyor. Oysa ben varlığımı ve bütün isteklerimi O'na satıp, gönlümü yalnız O'nun sevgisine açtım.
- Devam et!
                  - İnsanların üstün olmak için birbirleriyle yarıştıklarını gördüm. Ancak bir çoğu üstünlüğü yanlış yerlerde arıyor ve birbirinin üstüne basarak yükselmek istiyordu. Bunun üzerine üstünlüğü geçici dünya değerlerinde değil, akıl ve ahlakça yükselmekte, kötülüklerin her çeşidinden el etek çekip, iyiliklere vasıta olmakta aradım.
                  - Devam et yavrum.
                  - Yine baktım ki, insanlar sabahtan akşama birbirleriyle uğraşıyor, boş yere hayatı zehir ediyorlar kendilerine. Bütün bunların benlik, bencillik ve çekememezlikten ileri geldiğini gördüm. Ve gönlümü bu kirlerden arıtarak, herkesle dost olup, huzur ve güven içinde yaşamanın yolunu buldum.
                  - Sonra?
                  - Nedense herkes hatasının sebebini hep dışta arıyor ve başkalarını suçlamak yoluna sapıyordu. Böylece suçlarının örtüsü altına saklanıyordu. Oysa insanın başına ne geliyorsa kendi yüzünden ve kendi eliyle geliyordu. Bunun bilip yalnız kendimle cenge girerek, nefsimin iradesine uymamaya ve vesvese verenin ağına düşmemeye çalıştım.
                  - Doğru...
                  - Baktım ki insanlar şu bir lokma ekmek ve dünya geçimi için helal haram demeden, her türlü hakkı çiğnemekten çekinmiyorlar. Hem başkalarının hakkını alıp onları yoksul bırakmakla, hem de bu haksızlığın azabını ağır bir yük gibi vicdanlarında taşımakla iki kere kötülük etmiş oluyorlar. Oysa doğru yaşanıldığında ve hakça bölüşüldüğünde dünya nimetleri insanlara yeter de artardı bile.
                  - Ve yedinci?
                 - Yedinci olarak şunu gördüm ki, insanlar bir şeye dayanmak ve güvenmek ihtiyacındadırlar. Kimi zenginliğine, kimi güzelliğine... Bunların hepsi de bir süre sonra yıkılacak eğreti desteklerdir. Ben ise yalnız O'na sığınıp yalnız O'ndan yardım diledim. Ve bunun karşılığı sonsuz bir güven oldu
                  - Seni tebrik ederim evladım. Ben de yıllar yılı bütün din kitaplarını inceledim. Hepsinin bu 7 gerçek etrafında döndüğünü tespit ettim.


 4 
 : Eylül 05, 2008, 11:16:42 am 
Başlatan DinKulturum.com - Son mesaj Gönderen: DinKulturum.com
AFFIN ERDEMİ

   Bir gün trenle seyahat eden birisi tesadüfen son derece huzursuz olan genç bir adamın yanına oturmuş. Bir sure sonra, genç adam, uzak bir hapishaneden henüz çıkmış bir mahkum olduğunu açıklamış. Mahkumiyeti ailesine o kadar utanç vermiş ki, ne ziyaretine gelmişler, ne de bir mektup yollamışlar. Ama fakir oldukları için seyahat edemediklerini, cahil oldukları için mektup yazamadıklarını umuyor; her şeye rağmen kendisini affetmiş olmalarını hayal ediyormuş.
   Ailesinin işini kolaylaştırmak için, kendilerine mektup yazıp tren kasabanın eteklerindeki çiftliklerinden geçerken bir işaret koymalarını söylemiş. Ailesi kendisini affetmişse, raylara yakın bir elma ağacına beyaz bir kurdele bağlayacaklarmış. Eğer kendisinin geri dönmesini istemiyorlarsa, hiç bir şey yapmayacaklar, o da trende kalıp Batıya gidecek, belki de bir serseri olacakmış.
   Tren, kasabasına yaklaşırken heyecanı o kadar artmış ki, pencereden dışarı bakmaya cesaret edemiyormuş. Kompartıman arkadaşı kendisiyle yer değiştirip onun yerine elma ağacına bakacağını söylemiş. Bir dakika sonra elini genç mahkumun koluna koymuş,
   “Şuraya bak” demiş.
   Göz pınarlarında biriken yaşlarla gözleri parlıyormuş.
   “Her şey yolunda, bütün ağaç bembeyaz kurdelelerle bezenmiş”.
   O anda bir ömrü zehirleyen tüm acılar, adeta, birden dağılmış, kaybolmuş.
   “Affetmezseniz sevemezsiniz. Sevgisiz hayat da anlamsızdır”

 5 
 : Eylül 05, 2008, 11:16:24 am 
Başlatan DinKulturum.com - Son mesaj Gönderen: DinKulturum.com
600 AĞAÇLI HURMA BAHÇESİNİ BAĞIŞLADI

      "Ebu Talha'nın elinden topla tüfekle alınması mümkün olmayan 600 ağaçlı hurma bahçesini, kendi rızası ile fakir fukaraya verdiren duygu, iman şuurundan başka ne olabilirdi?"

        MESCİD-İ Saadet'te Ashab-ı Kiram toplanmışlar, derin bir vecd ve huşu içinde Allah'ın Resûlünü dinlemekteydiler. Hazret-i Fahr-i Kâinat Efendimiz ise, Al-i İmrân sûresinden şu mealdeki Âyet-i Kerimeyi okuyordu: " Muhtaçlara, fakirlere yardım ederken malınızın kötüsünü değil de, iyisini vermedikçe imân-ı kâmile (olgun iman) kavuşamazsınız. İmânda en yüksek mertebeye çıkmak istiyorsanız, yoksullara malınızın en hoşunuza gidenini bağaşlayınız."

      Âyet-i Kerîmeyi büyük bir dikkat ve hassasiyetle dinleyenlerin içinde Ebu Talha da bulunuyordu. Ebu Talha'nın Mescid-i Saadet'e yakın bir yerde, içinde 600 hurma ağacı bulunan pek kıymetli bir hurma bahçesi vardı. Sık sık dâvet ettiği Resûlullah'a burada ikramda bulunurdu..

      Bu zat derin bir vecd ve huşuu içinde Âyet-i Kerimeyi dinledikten soma ayağa kalkarak şu açıklamayı yaptı. «- Yâ Resûlellah, benim servetim içinde en kıymetli ve bana en sevgili olan, işte şu şehrin içindeki sizin de bildiğiniz bahçemdir. Bu andan itibaren Allah rızası için onu Allah'ın Resûlüne bırakıyorum. İstediğiniz gibi tasarruf eder, dilediğiniz fakire verebilirsiniz.

      Bu sözleri söyledikten soma Ebu Talha, sevinçli ve neş'eli bir hal ile kararını tatbik için Mescid-i Şerifden çıkarak bahçeye gitti.

      Bir hurma ağacının gölgesinde oturan hanımı ile duvarın dışında bekleyen Ebu Talha arasında şu ibretli konuşma oldu:
      Hanımı: "- Yâ Eba Talha, duvarın dışında ne bekliyorsun? İçeri girsen ya!"
      Ebu Talha: "- Ben içeri giremem, sen eşyanı toplayıp da dışarı çıksan ya!"
      Hanımı: "- Neden yâ Eba Talha, bu bahçe bizim değil mi? "
      Ebu Talha: "- Hayır, artık bu bahçe Medine fukarasınındır. diyerek Âyet-i Kerîmeyi ve verdiği kararını anlattı. Hanımının " İkimiz namına mı, yoksa şahsın için mi bağışladın? " diye bir sualine "-ikimiz namına" diye cevap veren Ebu Talha, bu sefer hanımından şu sözleri işitti:
      " - Allah senden razı olsun Eba Talha. Etrafımızdaki fakirleri gördükçe aynı şeyi düşünürdüm de sana söylemeye bir türlü cesaret edemezdim; Allah hayrımızı kabul buyursun, işte ben de geliyorum! "

      Aziz okuyucu, müsaade buyurursanız burada bir sual sormak istiyorum: -Ebu Talha'nın elinden topla tüfekle alınması mümkün olmayan bu 600 ağaçlı hurma bahçesini, kendi rızası ile fukaraya verdiren nedir?

      - O'nu böyle içtimai (sosyal) fedakârlığa sevkeden bu tesir edici sebebin memleket sathında bütün insanlarda kökleşip kuvvetlenmesi halinde nasıl bir netice doğar?

      - Değil âhiretimiz, dünyamızın dahi intizama girmesi için bu müessire şiddetle muhtaç değil miyiz?

      Sorular uzayabilir ama isterseniz son sorumuz şu olsun: -Ebu Talha'ya bu fedakârlığı yaptıran müeyyidenin aleyhinde bulunmak, bu duygu ve îmân kuvvetinin bütün insanlarda yerleşmesine mani olmayı düşünmek, fukaraya yapılan yardımın aleyhinde bulunmak kadar gayr-ı insani ve ahmakça bir düşünce mahsulü olmaz mı?"
      Ahmed ŞAHİN

 6 
 : Eylül 05, 2008, 11:13:49 am 
Başlatan DinKulturum.com - Son mesaj Gönderen: DinKulturum.com
Din Kültürü 4-5-6-7-8 İlköğretim Seminer Etkinlikleri Örnekleri M. Duman Tarafından Hazırlanmıştır.

indirmek için eklentiyi tıklayın...

 7 
 : Eylül 05, 2008, 07:38:20 am 
Başlatan DinKulturum.com - Son mesaj Gönderen: DinKulturum.com
Milli Eğitim Bakanlığı, ilk ve ortaöğretim kurumlarında suyun tasarruflu ve bilinçli kullanılmasına yönelik eğitim çalışmalarına öncelik verecek.



Bu çerçevede; diş fırçalarken nasıl su tasarrufu yapılacağı, damlatan musluklarla ne kadar suyun israf edildiği gibi bilgiler verilecek.

Öğrencilere, (Bulaşık deterjanı yerine sabun, su ve bir miktar sirkeden oluşan bir çözelti kullanılabilir.) gibi örneklerle suyu kirlenmekten korumak için alınabilecek örnekler anlatılacak.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik imzasıyla 'Suyun Tasarruflu Kullanımı' konulu bir genelge yayınlandı. Çelik, söz konusu genelgede; son yıllarda iklim değişikliğine bağlı olarak dünyanın kimi bölgelerindeki gibi Türkiye'de de yağışların yetersizliği nedeniyle kuraklığın baş gösterdiğine dikkat çekti.

Mevcut kaynakların bilinçsiz kullanımı nedeniyle su kaynaklarının hızla tükendiğini belirten Çelik, "Diğer taraftan okul, kurum, konut vb yerlerde mevcut su kaynaklarının bilinçsiz kullanılması çevre, birey ve toplum sağlığımızı ciddi oranda tehdit etmektedir" dedi.

Su ve su kaynaklarının kullanım amaçlarına göre israf edilmeden tasarruflu bir şekilde kullanılarak, sonraki kuşaklara yaşanabilir bir çevre bırakabilmek için toplumun tüm kesmine önemli sorumluluklar düştüğünü aktaran Çelik, "Bu amaçla, 2008-2009 öğretim yılının ilk haftasında Bakanlığımıza bağlı tüm resmi ve özel ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarının bütün sınıflarında uygun görülecek ders saatlerinde suyun tasarruflu ve bilinçli kullanılmasına yönelik eğitim çalışmalarına öncelik verilecektir" diye konuştu.

SU TASARRUFU İLE İLGİLİ YAPILACAK ETKİNLİKLİKLERDEN ÖRNEKLER

Su tasarrufu konusu adı altında, 2008-2009 öğretim yılında öğrencilere Tatlı Su adlı DVD izletilecek. Diş fırçalanırken, tıraş olurken suyun nasıl tasarruflu kullanılacağı öğretilecek. Damlatan bir musluktan ne kadar suyun boşa aktığı belirtilerek, damlatan muslukların onarımının önemi vurgulanacak. Suyu kirlenmekten korumak için alınabilecek önlemlerden bazıları şu şekilde anlatılacak:

-Bulaşık deterjanı yerine sabun, su ve bir miktar sirkeden oluşan bir çözelti kullanılabilir.

-Cam temizleyiciler yerine ılık su ve sirke karışımı daha etkili olur.

-Tıkanmış lavaboları açmak için kimyasal maddeler yerine sirke ve karbonat karışımı kullanılabilir. Bu yöntemde çeyrek bardak sirkeyle çeyrek bardak karbonat karıştırıldıktan sonra lavaboya boşaltılıp ardından sıcak su dökülür. Bir başka yöntem de boruyu açmak için pompa ya da tel kullanmaktır.

-Ağartıcılar yerine yarım bardak sirke ya da karbonat kullanılabilir.

-Ocak temizleme jelleri ya da tozları yerine karbonat kullanın.

ETKİNLİKLERDE OKULUN BULUNDUĞU COĞRAFİ BÖLGE VE İKLİM KOŞULLARI GÖZÖNÜNDE BULUNDURULACAK

Bakan Çelik, bu kapsamda; su tasarrufu ile ilgili konu ve etkinliklerin ilköğretim okullarının 1-8. sınıflarında hayat bilgisi, sosyal bilgiler ile fen ve teknoloji derslerinde sınıf ve branş öğretmenleri tarafından; ortaöğretim kurumlarının tüm sınıflarında kimya, biyoloji ve çoğrafya öğretmenleri tarafından işlenmesi talimatını verdi. Çelik, ayrıca, tüm öğretmen ve personelin, konu ve etkinliklerle ilgili bilgilendirilmesini istedi.

Bakanlığın su tasarrufu ile ilgili etkinlikleri, öğrenci ve sınıf düzeyi ile çevrenin durumuna göre öğretmen tarafından güncel yaşamla bağ kurularak zenginleştirilip düzeye uygun hale getirilecek. Okulun bulunduğu coğrafi bölge ile iklim ve çevrenin durumu dikkate alınarak etkinlik örnekleri işlenecek. (CİHAN)

 8 
 : Eylül 04, 2008, 08:34:37 am 
Başlatan DinKulturum.com - Son mesaj Gönderen: DinKulturum.com
2008-2009 11. Sınıf İnkilap Tarihi Yıllık Planı

indirmek için eklentiye tıklayınız...

 9 
 : Eylül 04, 2008, 08:33:20 am 
Başlatan DinKulturum.com - Son mesaj Gönderen: DinKulturum.com
2008-2009 İngilizce 9. Sınıf Yıllık Plan

indirmek için tıklayınız...

 10 
 : Eylül 04, 2008, 08:32:32 am 
Başlatan DinKulturum.com - Son mesaj Gönderen: DinKulturum.com
2008-2009 Tarih 1. Dönem Zümre Tutanağı

indirmek için eklentiye tıklayınız...

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
Istatistikler
Üye: 3734
Mesaj: 638
Konu: 580

Son üyemiz kunt, DinKulturum.com'a Hoşgeldin!
[Daha fazla istatistik]
© DinKulturum.com 2008 Bir Yapımıdır ve Tüm Hakları Saklıdır!
Din Kültürüm en iyi 1024x768 - 1280x1024 ekran çözünürlügünde görüntülenir.
urllist | xml | xml | xml | rss | imode | wap2 | wap | ror | ror | sitemap | sitemap | arşiv | iletişim
Din Kültürüm tamamen ücretsiz materyaller sunmaktadır, ancak materyaller her ne kadar anti virüs programlarınca taratılmış olsa da
bilgisayarınızda oluşabilecek hatalardan DinKulturum.com sorumlu tutulamaz. Tüm soru, sorun ve şikayetlerinizde bize iletişim bölümünden
ulaşabilirsiniz. Din Kültürüm Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersine Ait ; ünite plan tutanak form yıllık plan günlük plan yazılı soruları ayet
hadis hazırlık çalışmaları çalışma kağıtları kavram haritaları ders notları kavramlar kitaplar hikayeler resimler dualar şiirler haritalar
çizim grafikler sunular oyun eğlence afiş ses kurumlar gezi mekanları filmler yazılı ve test soruları zümre tutanakları dilekçe form gibi
bir din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenin sitesi sloganına mazhar tüm materyalleri ve tüm etkinlikleri kapsamaktadır.

Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

Bu Sayfa 0.573 Saniyede 16 Sorgu ile Oluşturuldu